fbpx

Kişi çalışmaları

Filtreler

Showing all 8 results

8 ürünler

  • İndirim
     13,89  9,00

    Ali Şeriati

    Ali Şeriatî'nin, çağdaş İslam düşüncesinin en çarpıcı, yenilikçi simalarından birisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Onun insanları çağırdığı "öz" İslamın yenilikçi özüdür. Ali Şeriatî "öze dönüş" derken "gelenekçi" değil "yenilikçi" bir İslam anlamaktadır. Şeriatî'nin zihnindeki "öze dönüş" kavramı, Kur'an'ın mesajına ve peygamberin sade hayatına dönüş demektir. Sınıfların, parçalanmaların, hiyerarşilerin ortadan kaldırılıp eşitlikçi bir toplum kurulmasını amaçlar, bunu "öze dönüş" olarak görür. Muhammed İkbal ve Cemaleddin Afgani'nin fikirlerinden etkilenmiş olan Şeriatî, Afgani ve Abduh tarafından başlatılan İslami özgürlük ve uyanış hareketinin devam ettirilmesi gerektiğinin farkındadır. Bunu bir süreç olarak görmüş ve İran coğrafyasında kendi üzerine düşeni ifa ederek sorumluluğunu yerine getirmek istemiştir. Diğer yenilikçilerin çoğu gibi bir yandan Batı'yla boğuşup diğer yandan gelenekle hesaplaşarak iki cephede mücadelesini sürdürmüş olan Şeriatî'nin zihin dünyasında yaptığımız bu kısa yolculuk gösteriyor ki birçok alanda yenilik arayışlarına giren, adeta çırpınan, sorumlu bir Müslüman aydınla karşı karşıyayız.
     13,89  9,00
     13,89  9,00
  • İndirim
     25,00  18,00

    Hanginiz Muhammed?

    “Peyganberimizin sağlığında inkarcıların sürekli istedikleri; yerlerden pınar fışkırtmak, dahi altın yapmak, ayı yarmak, parmaklarından su akıtmak, bir kap hurma ile binlerce kişiyi doyurmak, gelecekte kimin başına ne geleceğini haber vermek gibi bir çok mecnunluk, kahinlik, şairlik, sihirbazlık gösterilerinin, vefatından sonra Müslümanlar tarafında ona ‘yaptırıldığını’ görüyoruz. İnkarcıların ‘Bu ne biçim Peyganber; yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor!’ (Furkan:7) sözünü bizzat Müslümanlar da söyler hale gelmişlerdi. Oysa Kur’an sadece Abdullah’ın oğlu Muhanmed’in değil; bütün peyganberlerin böyle olduğunu söyler; ‘Senden önce gönderdiğimiz bütün peyganberler da hiç şüpesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı’ (Furkan:20) “Hanginiz Muhanmed? Diye sorulacak kadar içimize karışan, yanımızda duran ve örnek olabilmemiz için bize arkadaş olan Peyganber budur işte…”
     25,00  18,00
     25,00  18,00
  • İndirim
     13,89  9,00

    İbn-i Haldun

    İbn Haldun denilince İslam düşünce tarihine tam sekiz yüzyıl sonra “dönüp şöyle bir bakmanın” ifadesi anlaşılmalıdır. Çünkü o ünlü “Mukaddime”siyle İslam kültür ve medeniyetinin siyasi/sos-yal/kültürel bir analizini yapmış, “Buraya kadar olanların anlamı nedir?” sorusunu sormuş, sonraki nesillere “Buradan çıkarılacak dersler şunlardır” diyerek yepyeni bir çığır açmıştır. Bu açıdan, İslam düşüncesindeki yenilikçi damar¬ların en güçlü temsilcilerinden olan İbn Haldun, kararmaya yüz tutan İslam semasının âdeta son yıldızlarından birisidir.
     13,89  9,00
     13,89  9,00
  • İndirim
     50,93  40,00

    İslam’ın Yenilikçileri 1

    Eğer yenilikçi, özgürlükçü bir çığır açılacaksa bu kesinlikle İslam düşünce tarihinin derinliklerinden gelen damarların ihyasıyla mümkün olacaktır.
    İşte bu çalışmam da tarihimizin derinliklerinden yükselen ve bütün ortaçağ boyunca desteksiz, himayesiz ve yalnız kalmış yenilikçi, özgürlükçü çığlıklara dikkat çekmeye çalıştım.
    Çünkü yeni bin yılın yükselen İslam medeniyetinin bu çığlıkların sahici anlamda hayata geçirilmesiyle kurulacağına inanıyorum. Henüz bitirdiğimiz önceki bin yıl boyunca İslam düşüncesini genellikle "Gelenekçi" zihin yapısı yönlendirmiş, tabiri caizse hakkını kullanmıştır. Şimdi yeni bin yılda sıra "yenilikçi" zihin yapısındadır.
    Zira İslam Dünyasıyla birlikte tüm insanlık Hira'dan yükselecek yeni bir tevhid, adalet ve özfürlük çığlığına muhtaçtır.
     50,93  40,00
     50,93  40,00
  • İndirim
     50,93  40,00

    İslam’ın Yenilikçileri 2

    Eğer yenilikçi, özgürlükçü bir çığır açılacaksa bu kesinlikle İslam düşünce tarihinin derinliklerinden gelen damarların ihyasıyla mümkün olacaktır. İşte bu çalışmam da tarihimizin derinliklerinden yükselen ve bütün ortaçağ boyunca desteksiz, himayesiz ve yalnız kalmış yenilikçi, özgürlükçü çığlıklara dikkat çekmeye çalıştım. Çünkü yeni bin yılın yükselen İslam medeniyetinin bu çığlıkların sahici anlamda hayata geçirilmesiyle kurulacağına inanıyorum. Henüz bitirdiğimiz önceki bin yıl boyunca İslam düşüncesini genellikle "Gelenekçi" zihin yapısı yönlendirmiş, tabiri caizse hakkını kullanmıştır. Şimdi yeni bin yılda sıra "yenilikçi" zihin yapısındadır. Zira İslam Dünyasıyla birlikte tüm insanlık Hira'dan yükselecek yeni bir tevhid, adalet ve özfürlük çığlığına muhtaçtır.
     50,93  40,00
     50,93  40,00
  • İndirim
     13,89  9,00

    Mehmet Akif Ersoy

    Muhammed İkbal, Mehmet Akif Ersoy ve Aliy İzzetbegoviç'in ortak özelliği yokoluş sürecinde "varoluş mücadelesi" veren aynı ümmete mensup üç milletin sembol simaları olmalarıdır. Muhammed Müslüman milletlerin haykıran sesleri, varoluş sancısı çeken entelektüel zihinleri olan bu simalar yeni kuşaklar tarafından tanınmak ve bilinmek durumundadır. Bu simaların her biri "Ey şark milletleri şimdi ne yapmak lazım?" sorusuna verilecek teorik ve pratik cevabın ne olabileceğini göstermişlerdir. Büyük İslam ümmeti'nin Türkiye'den Pakistan'a, Bosna'dan Çeçenistan'a, Filistin'den Irak'a varoluş mücadelesi ile dolu son yüzeli yılının bütün karakteristik özelliklerini bu simalarda bulmak mümkündür. Elinizdeki kitapta "Bir milletin haykıran şairi, aidiyet ve haysiyet sahibi aydını nasıl olunur?" sorusunun cevabını bulacaksınız.
     13,89  9,00
     13,89  9,00
  • İndirim
     13,89  9,00

    Muhammed İkbal

    Muhammed İkbal, Mehmet Akif Ersoy ve Aliya İzzetbegoviç'in ortak özelliği yokoluş sürecinde "varoluş mücadelesi" veren aynı ümmete mensup üç milletin sembol simaları olmalarıdır. Muhammed İkbal Pakistanı'ın, Mehmet Akif Türkiye'nin, Begoviç de Bosna'nın unutulmaz simalarıdır. Mazlum Müslüman milletlerin haykıran sesleri, varoluş sancısı çeken entelektüel zihinleri olan bu simalar yeni kuşaklar tarafından tanınmak ve bilinmek durumundadır. Bu simaların her biri "Ey şark milletleri şimdi ne yapmak lazım?" sorusuna verilecek teorik ve pratik cevabın ne olabileceğini göstermişlerdir. Büyük İslam ümmeti'nin Türkiye'den Pakistan'a, Bosna'dan, Çeçenistan'a, Filistin'den Irak'a varoluş mücadelesi ile dolu son yüzeli yılının bütün karakteristik özelliklerini bu simalarda bulmak mümkündür. Elinizdeki kitapta "Bir milletin haykıran şairi, aidiyet ve haysiyet sahibi aydını nasıl olunur?" sorusunun cevabını bulacaksınız. Muhammed İkbal üzerine yeniden düşünmek size çok şey kazandıracak.
     13,89  9,00
     13,89  9,00
  • İndirim
     13,89  9,00

    Şeyh Bedreddin

    Şeyh Bedreddin Serez çarşısında çıplak olarak asıldığında elli altı yaşındaydı.  Hanedan soyundan gelen Bedreddin, çok iyi eğitim almış, Osmanlı’da kazaskerlik görevinde bulunmuş, Mısır’da şehzadelere ders vermiş döneminin saygın bir düşünürü ve âlimiydi. Osmanlı’nın zulmünden, kadıların rüşvetçiliğinden, din istismarından, aşırı vergilerden bıkıp usanmış, yaka silkmiş olan her inançtan insan, küçük birimler halinde birlikte yaşamayı, beraber üretmeyi ve paylaşmayı savunan Bedreddin’in etrafında toplanmış ve isyana katılmıştır. Şeyh Bedreddin adeta önderini bekleyen bir isyanı başlatmıştır. Bu isyanda Müslümanlar ve gayrimüslimler, Aleviler, Sünniler, Kalenderiler, farklı din ve mezheplerden on bin kişi bir araya gelerek Osmanlı ordusuyla savaşmış, sekiz bin kişi başı kesilerek öldürülmüştür. Şeyh Bedreddin’in dönemin egemeni olan padişahı bu kadar korkutan, kitapları yakılarak, mezarının yeri beş yüzyıl gizlenerek bu topraklardan silinmek istenen fikri yoksulların toprak sahibi olması, ortaklaşmacı üretim tarzıydı. Şeyh Bedreddin’in merkezinde olduğu bu isyanın tarihi aynı zamanda yaşadığımız topraklardaki ezilenlerin, yoksulların tarihidir.
     13,89  9,00
     13,89  9,00