fbpx
Küçük Set (8 Kitap)

Küçük Set (8 Kitap)

 291,00  200,00

Ramazan ayı vesilesiyle R. İhsan Eliaçık kitaplığının üzeri satış fiyatından indirimli alın!

1 x Hanginiz Muhammed?

“Peyganberimizin sağlığında inkarcıların sürekli istedikleri; yerlerden pınar fışkırtmak, dahi altın yapmak, ayı yarmak, parmaklarından su akıtmak, bir kap hurma ile binlerce kişiyi doyurmak, gelecekte kimin başına ne geleceğini haber vermek gibi bir çok mecnunluk, kahinlik, şairlik, sihirbazlık gösterilerinin, vefatından sonra Müslümanlar tarafında ona ‘yaptırıldığını’ görüyoruz. İnkarcıların ‘Bu ne biçim Peyganber; yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor!’ (Furkan:7) sözünü bizzat Müslümanlar da söyler hale gelmişlerdi. Oysa Kur’an sadece Abdullah’ın oğlu Muhanmed’in değil; bütün peyganberlerin böyle olduğunu söyler; ‘Senden önce gönderdiğimiz bütün peyganberler da hiç şüpesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı’ (Furkan:20) “Hanginiz Muhanmed? Diye sorulacak kadar içimize karışan, yanımızda duran ve örnek olabilmemiz için bize arkadaş olan Peyganber budur işte…”

Stokta

1 x Adalet Devleti

Tarih boyunca din-devlet düşüncesi ve yeni devlet anlayışı. Siyasi düşünce tarihinin derinliklerinde uzun bir yolculuk... Yeryüzüne uygarlıklar yaratan insanoğlunun kökeni nedir? Bu dünyaya nereden gelmiştir? İlk nerede görünmüştür? Niçin ve nasıl yeryüzüne dağılmıştır? Irklar ve milletler nasıl oluşmuştur? İnsanlık tarih yazmaya nerelerde başlamıştır? İnsanlar ilk olarak hangi dağların, akarsuların, vadilerin, ırmakların kenarlarında toplanmaya başlamışlardır? İlk devletler nerede kurulmuştur? Kurulan devletler varlık gerekçelerini neye dayandırmışlardır? Din ile devlet elele vermeye ne zaman başlamıştır? İlk büyük tanrı-devletler hangileridir? Doğudan ve batıdan dünya tarihinin akışını değiştiren peygamberler, filozoflar ve büyük düşünürler kimlerdir? Nerelerden çıkmışlardır? Ne yapmışlar, ne söylemişlerdir? İslam tarihinde Şii İmamet Mitolojisinin ve Sunni Saltanat İdeolojisinin mimarları kimlerdir? İslam dünyasının ürettiği yegane siyasi felsefe neden bu ikisi olmuştur? Bunların aşmak için yeni bir anlayış nasıl inşa edilebilir? Bu yeni anlayışın temel parametreleri neler olmalıdır? Hıristiyanlıktaki din adamları sınıfının iktarını öngören tanrı devleti anlayışı İslamda var mıdır? Yoksa İslam laikliği mi öngörmektedir? İslam, bu ikisinin dışında bir şey söylemekte midir? Kendinden önce insanlıkta doğru namına ne kalmışsa sürdüren Kuranın, bir devlet görüşü var mıdır?

Stokta

1 x İhyadan İnşaya İslam Düşüncesi

Biz Müslümanlar tarihinin şu anında bir mağarada üç yüz yıl uyuduktan sonra uyanan Ashab-ı Kehf'e benzemekteyiz. Uykudan uyanıp şehre inince yaşadığımız şok ile etrafımızda şaşkın şaşkın bakınıp, "Ne oldu bu dünyaya böyle, hiçbir şey bıraktığımız gibi değil" demekteyiz. Çünkü zaman akıp gitmiş, hayat değişmiş, insanlar başkalaşmış; ne anamız, ne babamız, ne akrabalarımız kalmış, yaşadığımız sokaklar, gezip dolaştığımız caddeler, konuştuğumuz dil bambaşka olmuştur.

Stokta

1 x Kuran'a Giriş

"Oku! Yaratan Rabbinin adıyla! İnsanı sevgiden, ilgiden, alakadan yarattı! Oku! Senin Rabbin çok cömerttir! Kalemi kullanmayı öğretti! İnsana bilmediği şeyleri öğretti! "Daha önce hiç bir ayin yönetmemiş, hiç bir din fetvası vermemiş, din adamları arasında hiç bi kariyeri olmayan, önceki kitaplardan hiçbirini okumamış ve de doğrudan doğruya "halkın bağrından çıkan" ümmi ve öksüz bir yüreğin vicdanına yankılanan ilk sözlerdi bunlar...

Stokta

1 x Yaşayan Kur'an | Türkçe Meal - Tefsir

"Oku! Yaratan Rabbinin adıyla! İnsanı sevgiden, ilgiden, alakadan yarattı! Oku! Senin Rabbin çok cömerttir! Kalemi kullanmayı öğretti! İnsana bilmediği şeyleri öğretti! "Daha önce hiç bir ayin yönetmemiş, hiç bir din fetvası vermemiş, din adamları arasında hiç bi kariyeri olmayan, önceki kitaplardan hiçbirini okumamış ve de doğrudan doğruya "halkın bağrından çıkan" ümmi ve öksüz bir yüreğin vicdanına yankılanan ilk sözlerdi bunlar...

Stokta

1 x Demokratik Özgürlükçü İslam

Kur'an evrensel olana çağırıyor... Sınırsız, sınıfsız, sömürüsüz, saldırısız ve savaşsız bir dünyaya (cennete) çağırıyor… Akla, vicdana, adalete, doğruluğa, dürüstlüğe, öldürmemeye, çalmamaya, halkına yalan söylememeye, haram yememeye, yetim hakkına el uzatmamaya, yolsuzluk yapmamaya, rüşvet yememeye çağırıyor… … Demokratik İslam, Kur'an'ın tüm dilleri ve renkleri ayet görüp, halkları, kabileleri, ulusları, kimlikleri tanıyıp, hepsinin adil, özgür ve eşit birlikteliğini savunmaktır. Demokratik İslam, son hak dinin iktidarı ve devleti değil; toplumu önceleyen sivil ve çoğulcu boyutunu öne çıkarmaktan ibarettir. Ortadoğu'da her yer kan gölü, insan hakları, demokrasi, hak-hukuk, adalet yerlerde sürünüyor. Özellikle Suriye'de ortaya çıkan İslami hareketler, birtakım cihatçı gruplar Alevilerin, Kürtlerin kanı, malı, ırzı, namusu helaldir diye fetvalar veriyor… Kur'an'da namaz kılmamanın, oruç tutmamanın, başını örtmemenin herhangi bir cezası yok, ama dört şeyin; öldürmenin, çalmanın, iftiranın ve zinanın cezası var. Bölge halkları olan biz Türkler, Kürtler, Aleviler, Sünniler, Şiiler, Süryaniler, Êzidîler, Ermeniler, Rumlar, Araplar, Farslar birbirimize egemenlik taslamadan nasıl ortaklıklar kurabiliriz? Etrafı kan gölüne dönmüş, sultanlık, diktatörlük, ağalık, beylik, hanedanlık, tefrika, cehalet ve yoksullukla boğuşan coğrafyamızın kahır, hüzün ve kederden başka bir şey görünmeyen ufuklarında Medine Sözleşmesi'nin adalete, eşitliğe dayalı sivil ve çoğulcu ruhuyla Demokratik İslam anlayışının güneşi doğabilir. Ezilenlerin Rabbi olan Allah, İkbal'in dediği gibi mazlum milletlerle birlikte tarihin meydanında yürür ve tarihi onlarla birlikte yeniden yapar. Böylesi yüce bir davaya memur olmakla biz davaya şeref katmaz, tam tersi şeref kazanırız.

Stokta

1 x Bu Belde

Vatan, millet, devlet, ümmet vs. bütün bunlar beldelerimizin tarih boyunca yarattığı büyük kavramlardır. İmparatorluk varken bölücü mahiyet arzedebilerdi ama günümüzde beldelerimizi tutan son asabiyeler haline gelmişlerdir. Hatta artık küreselci lordlar, dünya üzerindeki emelleri için tehdit olarak algılamaktadırlar. Artık bu tür bağlardan kurtularak, tek tek bireyler haline gelmemizi ve böylece küresel şirketlerin ağına kolayca düşmemizi istiyorlar. Demek ki her zamankinden daha çok bunları sahip çıkmamız lazımdır. Ulus devletlerin dağıtılması değil, birleşmesi, büyük bütün haline gelmesidir artık söz konusu olan. Bunun için de bunlara soğuk bakan eski söylemin miadı dolmuştur. Sonuçta büyük idea, tüm bölgeyi tek bir Evrensel Adalet ve Barış Yurdu (Dârus-Selâm) çatısı altında birleştirmektir. Bu aynı zamanda Kuranın da gösterdiği bir hedeftir.

Stokta

1 x Daru's-selam

Allah doğruluk ve dürüstlük yolunda yürüyenleri,güzel ahlak sahiplerini,dünyayı kana bulayan zalimlere inat bir adalet ve barışyurdu kurmaya çağırmaktadır.(Yunus :10/15) Daru's Selam, kimsenin hakkının yenmediği, savaşların, katliamların, kıyımların, işgallerin olmadığı, baskı,zulüm ve zorbalığın ortadan kaldırıldığı, farklı din,mezhep ve etnik kökenlerin barış içindebir arada yaşadığı, insanın en temel hakkı olan varolma hakkınıntam olarak sağlandığı biryer gerçek anlamda evrensel adalet ve barış yurdudur.

Stokta
Kategoriler:
000