fbpx
İnşa Seti (12 Kitap)

İnşa Seti (12 Kitap)

 500,00  367,00

Bu set, R. İhsan Eliaçık’ın yalnızca İnşa Yayınları aracılığı ile basılmış kitaplarından derlenmiştir.

1 x Hanginiz Muhammed?

“Peyganberimizin sağlığında inkarcıların sürekli istedikleri; yerlerden pınar fışkırtmak, dahi altın yapmak, ayı yarmak, parmaklarından su akıtmak, bir kap hurma ile binlerce kişiyi doyurmak, gelecekte kimin başına ne geleceğini haber vermek gibi bir çok mecnunluk, kahinlik, şairlik, sihirbazlık gösterilerinin, vefatından sonra Müslümanlar tarafında ona ‘yaptırıldığını’ görüyoruz. İnkarcıların ‘Bu ne biçim Peyganber; yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor!’ (Furkan:7) sözünü bizzat Müslümanlar da söyler hale gelmişlerdi. Oysa Kur’an sadece Abdullah’ın oğlu Muhanmed’in değil; bütün peyganberlerin böyle olduğunu söyler; ‘Senden önce gönderdiğimiz bütün peyganberler da hiç şüpesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı’ (Furkan:20) “Hanginiz Muhanmed? Diye sorulacak kadar içimize karışan, yanımızda duran ve örnek olabilmemiz için bize arkadaş olan Peyganber budur işte…”

Stokta

1 x Adalet Devleti

Tarih boyunca din-devlet düşüncesi ve yeni devlet anlayışı. Siyasi düşünce tarihinin derinliklerinde uzun bir yolculuk... Yeryüzüne uygarlıklar yaratan insanoğlunun kökeni nedir? Bu dünyaya nereden gelmiştir? İlk nerede görünmüştür? Niçin ve nasıl yeryüzüne dağılmıştır? Irklar ve milletler nasıl oluşmuştur? İnsanlık tarih yazmaya nerelerde başlamıştır? İnsanlar ilk olarak hangi dağların, akarsuların, vadilerin, ırmakların kenarlarında toplanmaya başlamışlardır? İlk devletler nerede kurulmuştur? Kurulan devletler varlık gerekçelerini neye dayandırmışlardır? Din ile devlet elele vermeye ne zaman başlamıştır? İlk büyük tanrı-devletler hangileridir? Doğudan ve batıdan dünya tarihinin akışını değiştiren peygamberler, filozoflar ve büyük düşünürler kimlerdir? Nerelerden çıkmışlardır? Ne yapmışlar, ne söylemişlerdir? İslam tarihinde Şii İmamet Mitolojisinin ve Sunni Saltanat İdeolojisinin mimarları kimlerdir? İslam dünyasının ürettiği yegane siyasi felsefe neden bu ikisi olmuştur? Bunların aşmak için yeni bir anlayış nasıl inşa edilebilir? Bu yeni anlayışın temel parametreleri neler olmalıdır? Hıristiyanlıktaki din adamları sınıfının iktarını öngören tanrı devleti anlayışı İslamda var mıdır? Yoksa İslam laikliği mi öngörmektedir? İslam, bu ikisinin dışında bir şey söylemekte midir? Kendinden önce insanlıkta doğru namına ne kalmışsa sürdüren Kuranın, bir devlet görüşü var mıdır?

Stokta

1 x İhyadan İnşaya İslam Düşüncesi

Biz Müslümanlar tarihinin şu anında bir mağarada üç yüz yıl uyuduktan sonra uyanan Ashab-ı Kehf'e benzemekteyiz. Uykudan uyanıp şehre inince yaşadığımız şok ile etrafımızda şaşkın şaşkın bakınıp, "Ne oldu bu dünyaya böyle, hiçbir şey bıraktığımız gibi değil" demekteyiz. Çünkü zaman akıp gitmiş, hayat değişmiş, insanlar başkalaşmış; ne anamız, ne babamız, ne akrabalarımız kalmış, yaşadığımız sokaklar, gezip dolaştığımız caddeler, konuştuğumuz dil bambaşka olmuştur.

Stokta

1 x Kuran'a Giriş

"Oku! Yaratan Rabbinin adıyla! İnsanı sevgiden, ilgiden, alakadan yarattı! Oku! Senin Rabbin çok cömerttir! Kalemi kullanmayı öğretti! İnsana bilmediği şeyleri öğretti! "Daha önce hiç bir ayin yönetmemiş, hiç bir din fetvası vermemiş, din adamları arasında hiç bi kariyeri olmayan, önceki kitaplardan hiçbirini okumamış ve de doğrudan doğruya "halkın bağrından çıkan" ümmi ve öksüz bir yüreğin vicdanına yankılanan ilk sözlerdi bunlar...

Stokta

1 x Yaşayan Kur'an | Türkçe Meal - Tefsir

"Oku! Yaratan Rabbinin adıyla! İnsanı sevgiden, ilgiden, alakadan yarattı! Oku! Senin Rabbin çok cömerttir! Kalemi kullanmayı öğretti! İnsana bilmediği şeyleri öğretti! "Daha önce hiç bir ayin yönetmemiş, hiç bir din fetvası vermemiş, din adamları arasında hiç bi kariyeri olmayan, önceki kitaplardan hiçbirini okumamış ve de doğrudan doğruya "halkın bağrından çıkan" ümmi ve öksüz bir yüreğin vicdanına yankılanan ilk sözlerdi bunlar...

Stokta

1 x Bu Belde

Vatan, millet, devlet, ümmet vs. bütün bunlar beldelerimizin tarih boyunca yarattığı büyük kavramlardır. İmparatorluk varken bölücü mahiyet arzedebilerdi ama günümüzde beldelerimizi tutan son asabiyeler haline gelmişlerdir. Hatta artık küreselci lordlar, dünya üzerindeki emelleri için tehdit olarak algılamaktadırlar. Artık bu tür bağlardan kurtularak, tek tek bireyler haline gelmemizi ve böylece küresel şirketlerin ağına kolayca düşmemizi istiyorlar. Demek ki her zamankinden daha çok bunları sahip çıkmamız lazımdır. Ulus devletlerin dağıtılması değil, birleşmesi, büyük bütün haline gelmesidir artık söz konusu olan. Bunun için de bunlara soğuk bakan eski söylemin miadı dolmuştur. Sonuçta büyük idea, tüm bölgeyi tek bir Evrensel Adalet ve Barış Yurdu (Dârus-Selâm) çatısı altında birleştirmektir. Bu aynı zamanda Kuranın da gösterdiği bir hedeftir.

Stokta

1 x Daru's-selam

Allah doğruluk ve dürüstlük yolunda yürüyenleri,güzel ahlak sahiplerini,dünyayı kana bulayan zalimlere inat bir adalet ve barışyurdu kurmaya çağırmaktadır.(Yunus :10/15) Daru's Selam, kimsenin hakkının yenmediği, savaşların, katliamların, kıyımların, işgallerin olmadığı, baskı,zulüm ve zorbalığın ortadan kaldırıldığı, farklı din,mezhep ve etnik kökenlerin barış içindebir arada yaşadığı, insanın en temel hakkı olan varolma hakkınıntam olarak sağlandığı biryer gerçek anlamda evrensel adalet ve barış yurdudur.

Stokta

1 x Tefsir Dersleri 1

Kur'an tefsirine ekonomi-politik, sınıfsal bir bakış açısı getiriyoruz. Dine ezilenin gözüyle bakıyor, yoksulun derdiyle Allah'ı arıyoruz. İlahi mesajı kalpsiz dünyanın kalbi ve mazlumun içliği çığlığı olarak ele alarak halkın afyonu olan dine karşı halkın vicdanı olan dini çıkarıyoruz. Buna çok ihtiyaç var zira bu çağlar boyunca neredeyse yapılmadı ve Müslümanlar asırlardır kış uykusunda. Yaptığımız Kur'an'a dışarıdan fikir enjekte etmek değil; Kur'an'da zaten var olanı açığa çıkarmaktır. Kur'an'ın ilk hayır dediği yerin Alak; 6'da zenginlikle ilgili olması, ilk anlattığı kıssanın Kalem Suresi'nde "Bahçe sahipleri" (Toprak ağaları) kıssası olması, Kur'an'ın adında bile cömertlik (Kerim) vurgusu yapması tesadüften öte bilinçli bir tercihtir.

Stokta

1 x İslam'ın Yenilikçileri 1

Eğer yenilikçi, özgürlükçü bir çığır açılacaksa bu kesinlikle İslam düşünce tarihinin derinliklerinden gelen damarların ihyasıyla mümkün olacaktır.
İşte bu çalışmam da tarihimizin derinliklerinden yükselen ve bütün ortaçağ boyunca desteksiz, himayesiz ve yalnız kalmış yenilikçi, özgürlükçü çığlıklara dikkat çekmeye çalıştım.
Çünkü yeni bin yılın yükselen İslam medeniyetinin bu çığlıkların sahici anlamda hayata geçirilmesiyle kurulacağına inanıyorum. Henüz bitirdiğimiz önceki bin yıl boyunca İslam düşüncesini genellikle "Gelenekçi" zihin yapısı yönlendirmiş, tabiri caizse hakkını kullanmıştır. Şimdi yeni bin yılda sıra "yenilikçi" zihin yapısındadır.
Zira İslam Dünyasıyla birlikte tüm insanlık Hira'dan yükselecek yeni bir tevhid, adalet ve özfürlük çığlığına muhtaçtır.

Stokta

1 x İslam'ın Yenilikçileri 2

Eğer yenilikçi, özgürlükçü bir çığır açılacaksa bu kesinlikle İslam düşünce tarihinin derinliklerinden gelen damarların ihyasıyla mümkün olacaktır. İşte bu çalışmam da tarihimizin derinliklerinden yükselen ve bütün ortaçağ boyunca desteksiz, himayesiz ve yalnız kalmış yenilikçi, özgürlükçü çığlıklara dikkat çekmeye çalıştım. Çünkü yeni bin yılın yükselen İslam medeniyetinin bu çığlıkların sahici anlamda hayata geçirilmesiyle kurulacağına inanıyorum. Henüz bitirdiğimiz önceki bin yıl boyunca İslam düşüncesini genellikle "Gelenekçi" zihin yapısı yönlendirmiş, tabiri caizse hakkını kullanmıştır. Şimdi yeni bin yılda sıra "yenilikçi" zihin yapısındadır. Zira İslam Dünyasıyla birlikte tüm insanlık Hira'dan yükselecek yeni bir tevhid, adalet ve özfürlük çığlığına muhtaçtır.

Stokta

1 x Çağdaş Dünyada İslam

Kapitalizmden sosyalizme demokrasiden özgürlüğe başkanlıktan özyönetime mitolojiden dine tarihten hukuka eşcinsellikten savaşa cumhuriyetten Atatürk'e Alevilerden Kürtlere konuşma metinleri...

Stokta

1 x Mülk Yazıları

Etrafınıza bakın siyasi, sosyal ve ekonomik manada yığınla “kum tepeleri” göreceksiniz. Bunlar dura dura “muhavvid” olabilir mi? Yani “mülk tepelerinde” yaşamayı ve oradan topluma bakmayı reddetmeden, bunun için aşağı inmeyi, kumlara karışmayı, “yanındaki ile eşit hale gelmeyi” savunmadan, tepelerin, yığmaların, biriktirmelerin (kenz) “zenginler arasında dönüp dolaşan bir devlet haline gelmesi” reddetmeden , böylece de toplumun birliğini, bütünlüğünü ve herkesin Allah önünde eşitliği savunmadan birlikçi/bütünlükçü (muvahhid) olunabilirmi? Bir gün “mülk tepelerinin” arasında yığılıp kalınca iş işten geşmiş olacaktır. Üstelik şehrin öbür tarafından gelen haberler yaklaşmakta olan rüzgarı (afeti, krizi, azabı, ölümü) hatırlatıp durduğu halde,,,”

Stokta
Kategoriler:
000